TÜRKÇE KLAVYE X  
Türkçe karakterler
       

       
   
Boşvaktim Ana Sayfa
  Üye Alanı
 
 Üye Ol | Şifremi Unuttum?
 
Sponsor

sex, partner
 DUYURULAR

 
İp Man Brucellenin Ustası Harika Bir Film

                                                    Son Eklenen Sinema Filmleri 

Yazan Admin : BirŞey Söylemek istiyorum 5 dakika Lütfen Okuyun Tıklayın BURDAN


 Meme kanseri tanı takip ve tadavisi

Meme Kanseri Nedir?Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur.




Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin, yukarıda tanımladığımız


şekilde, kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine


giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir.Meme Kanseri Risk


Faktörleri Nedir?Bazı özellikleri taşıyan kadınlarda, meme kanserinin


daha sık görüldüğünü biliyoruz. Bu özelliklere risk faktörleri diyoruz.


Bu risk faktörlerini taşıyan kişilerin mutlaka meme kanserine


yakalanacakları söylenemez. Sadece, bu faktörleri taşımayanlara göre,


daha fazla meme kanserine yakalanma olasılıkları olduğunu biliyoruz. Bu


faktörleri taşımayan kişiler de meme kanserine yakalanabilirler. Meme


kanserine yakalanan


kadınların


yarısı, bu risk faktörlerini hiç taşımamaktadır. Bu nedenle, risk


faktörlerinin taşımayan kişiler de olağan kontrollerini


yaptırmalıdırlar.Meme kanserine yakalanma riskini artıran faktörleri


kısaca şu şekilde sayabiliriz;



Yaş: İleri yaş önemli bir risk faktörüdür. Yeni


meme kanseri tanısı konan kadınların % 70'i, 50 yaş üzerindedir. Diğer


bir deyimle, yaşı 50 yaş üzerinde olan kadınlarda meme kanseri görülme


sıklığı, yaşı 50 yaşın altında olan kadınlardan 4 kat daha fazladır. Bu


nedenle, 50 yaş üzerindeki her kadın, mutlaka yılda bir defa hekime baş


vurarak muayene olmalı ve mamografi dediğimiz meme filmini


çektirmelidir.



Kişisel meme kanseri hikayesi: Daha önce meme kanseri geçirmiş ve


tedavi olmuş kadınlarda, diğer memede kansere gelişme olasılığı normal


kadınlara göre 3-4 kat daha fazladır. Ailede meme kanseri hikayesi:


Aile yakınları arasında meme kanserine yakalanmış kadınların, meme


kanserine yakalanma olasılığı, diğer kadınlara göre daha fazladır.


Örneğin, kız kardeşi veya annesi meme kanserine yakalanan bir kadının,


meme kanserine yakalanma riski, diğer kadınlardan 2- 5 kat daha


fazladır. Bu kadınlar daha sık ve dikkatli izlenmelidir. Bu şekilde


sorunları olan kadınlar, meme kanseri genetik danışmanlığının yapıldığı


kliniklere baş vurarak risklerini hesaplattırmaları gerekir. Eğer aile


geçiş riski yüksek bulunursa, genetik testi yaptırmalıdırlar. Vakfımız polikliniğinde bu hizmet verilmektedir.


http://www.ecczane.com/images/news/51.jpg






Daha önce meme biopsisi yapılmış olması: Memede bir kitle nedeni ile


biopsi yapılmış ve iyi huylu bir tümör saptanmış olabilir. Bazı kanser


olmayan iyi huylu tümörlerin bulunması, kanser gelişme riskini değişik


oranlarda artırabilmektedir. Bu, tümörün hücresel yapısına göre


değişir. Örneğin, yapılan bir biopside, çıkartılan kitlenin patolojik


incelemesi sonucu atipik hiperplazi tanısı konmuş kadınlarda ( bu


tamamen iyi huylu bir tümördür), meme kanseri gelişme oranı normal


kadınlara göre daha fazladır.



Fertil çağ süresi: Adet görmeye erken başlanması, menepoza geç


girilmesi, fertil çağı uzatmaktadır. Bu sırada kadın daha uzun süre


östrojen hormonu etkisi altında kalmakta, meme kanseri gelişme riski


artmaktadır. Erken menopoza giren kadınlarda hormon tedavisi yapılmıyor


ise, meme kanseri riski önemli ölçüde azalmaktadır. Elli yaşından sonra


adet görmeye devam eden kadınlarda, meme kanserine yakalanma riski az


da olsa artmaktadır.



Doğurganlık hikayesi: İlk çocuğu doğurma yaşı önemlidir. İlk çocuğunu


30 yaşından sonra doğuran kadınlarda meme kanseri görülme oranı 20


yaşından önce doğuranlara göre 2 kat fazladır. Hiç çocuk doğurmayan


kadınlarda risk hafif yükselmektedir



Sosyoekonomik seviyenin yüksekliği: Varlıklı, sosyoekonomik düzeyi


yüksek olan kadınlarda, meme kanseri görülme oranı daha fazladır. Bu


ailelerin kızları daha iyi beslendikleri için daha erken gelişmekte ve


erken yaşta adet görmeye başlamaktadır. Ayrıca bu çocuklar büyüdükleri


zaman eğitim


ve iş nedeni ile daha geç evlenmekte ve daha geç çocuk sahibi


olmaktadırlar. Bu nedenlere bağlı olarak fertil çağın erken başlaması,


geç doğurma gibi nedenler sebep olarak sayılabilir. Ayrıca bunların


dışında başka faktörler de rol almaktadır.



Östrojen hormonu tedavisi görenler: Menopoz nedeni ile uzun süre


östrojen tedavisi ( 10 yıldan fazla) gören kadınlarda, meme kanseri


oranı artmaktadır. Fakat, hormon tedavisi almayan kadınlarda da, kalp


hastalıklarında ve osteoporoz gibi sorunlarda artış ortaya çıkmaktadır.


Bu nedenle, menopoz yakınmalarının azaltılması amacı ile, östrojen


verilmesi önerilebilir fakat, mutlaka bir hekim kontrolü altında


yapılmalıdır.



Doğum kontrol hapı kullanılması: Bu konuda farklı görüşler olmakla


birlikte hafif bir risk artışı olduğu ileri sürülmektedir. On yıl önce


doğum kontrol hapını bırakmış olan kadınlarda ise, bu risk tamamen


ortadan kalkmaktadır.



Alkol kullanılması: Fazla alkol alan kadınlarda, almayan kadınlara göre


risk nispeten artmaktadır. Günde 3 bardak yüksek dereceli alkol içen


bir kadının meme kanserine yakalanma riski, hiç içmeyen kadına göre 2


kat daha fazladır. Alkol alımının günde bir kadeh ile sınırlandırılması


önerilmektedir.



Sigara: Sigaranın kesin bir etkisi gösterilememiştir. Fakat, genel sağlığı etkilediğinden dolayı bırakılması önerilmektedir.



Şişmanlık ve yağlı beslenme: Bazı çalışmalarda şişmanlığın, özellikle


50 yaş üzerindeki kadınlarda meme kanserine yakalanma riskini artırdığı


gözlenmiştir. Özellikle, doymuş yağların fazla bulunduğu yağlı et gibi


yemekler ve yağlı süt ürünlerinin fazla alınmasının bu riski artırdığı


ileri sürülmüştür.



Meme Kanseri Riski Azaltılabilir Mi?



Egzersiz: Yoğun egzersiz ve jimnastik yapan kadınlarda meme kanseri


riskinin azaldığı gözlenmiştir. Bu nedenle, tüm kadınlara


önerilmektedir.



Beslenme: Meme kanseri ile beslenmenin önemli ilişkisi vardır. Sebze ve


meyveden zengin beslenme, ağır yağlı yiyeceklerden uzak durulması


önerilmektedir. Günlük gıda alımına C vitamini, betakaroten gibi


antioksidanların eklenmesinin koruyucu etkisi olduğu ileri


sürülmektedir.



Kısaca, şişmanlığın azaltılması, alkol alınıyorsa bırakılması. Hafif


egzersiz yapılması(haftada 4 saat tempolu yürüyüş), Sebze ve meyvenin


bol tüketilmesi, gibi basit önlemler ile meme kanseri riski % 30-40


oranında azaltılabilmektedir.



Meme Kanseri Önlenebilir Mi?Henüz meme kanserini kesin önleyen bir


yöntem henüz yoktur. Günümüzde bilinen tek yöntem, erken tanıdır. Erken


tanı sayesinde, meme kanserinin getirdiği sorunlar büyük oranda


çözülebilmektedir. Bu sayede hastalığın toplumda yaptığı hasar en aza


indirilebilir, yaşam süresi ve kalitesi önemli ölçüde arttırılabilir.


Erken teşhis için bilinen en iyi ve etkili çözüm, kadınların risk


durumlarına göre belirlenmiş olan muayene ve tetkik protokollarının


uygulamasıdır. Meme Kanseri Nasıl Erken Tespit Edilebilir?Meme


kanserinde erken teşhis yöntemleri, hastanın taşıdığı risk faktörlerine


göre değişmektedir. Bu risk faktörlerinin arasında en başta yaş


gelmektedir. Daha genç yaşlarda ortaya çıkabilmesine rağmen, ilerleyen


yaş gruplarında bu risk artmaktadır. Bu nedenle ilerleyen yaş


gruplarında erken teşhis için alınması gereken önlemler, daha erken yaş


gruplarına göre farklılık göstermektedir. Yirmi yaş üzerindeki


kadınlar, her ayın belirli bir döneminde kendi kendilerini muayene


etmelidirler. Bu muayene sırasında meme dokusunda farklılık olup


olmadığı araştırılır. Eğer bir değişiklik tespit edilirse derhal bir


hekime baş vurulmalıdır. Bir değişiklik saptanmasa bile, üç yılda bir


kez hekim tarafından muayene edilmelidirler.Kırk yaşına gelen


kadınların, kendi yaptıkları periyodik muayeneye ek olarak her yıl bir


kez hekim tarafından muayene edilmeleri gereklidir. Ayrıca her yıl veya


iki yıl ara ile mamografi çektirmeleri gereklidir. Elli yaşından sonra,


kadınlar kendilerinin periyodik muayenelerine ve her yıl bir defa hekim


muayenesine devam etmeli ve mamografi dediğimiz meme filmini her yıl


çektirmelidir. Kadınlar Kendilerini Nasıl Muayene Etmelidir?Erken


teşhis için her kadının ayın belirli bir günü kendisini muayene etmesi


gerekir. Her ay kendisini düzenli olarak kendisini muayene eden bir


kadın, memesinde ortaya çıkan bir kitleyi çok daha erken fark eder.


Kadınlara kendilerini muayene etmesini öğreten çeşitli kitap ve


broşürler var. Fakat bu çoğunlukla yetersiz kalmaktadır. Meme


muayenesini öğreten silikon meme kiti ve video filmleri de


bulunmaktadır. Aşağıda değişiklikler fark edildiğinde, gecikmeden bir


hekime baş vurulmalıdır:



Memede iki haftadan uzun süre ele gelen sertlik veya kitle,



Meme derisinde kalınlaşma, şişme, renk değişikliği,



Meme başında kalınlaşma, kızarıklık veya yara olması,



Memede veya meme başında içeri doğru çekinti olması,



Memenin şeklinde değişiklik,



Meme başlarının pozisyonlarında değişiklik,



Meme başında ortaya çıkan akıntı.



Mamografi Nedir?Mamografi, düşük dozda çekilen bir meme röntgen


filmidir. Memede, muayene ile saptanamayacak kadar küçük


anormalliklerin tespit edilmesi amacı ile çekilir. Mamografinin gerçek


değeri budur. Çünkü, bu sayede, hastalık muayene ile tespit


edilebilecek safhadan önce saptanır. Bu nedenle kesin hayat


kurtarıcıdır. Kırk yaşını geçen kadınlar her yıl veya iki yılda bir


mamografi çektirmeli ve her yıl uzman bir hekime meme muayenesi


olmalıdır. Elli yaşını geçen kadınlar ise her yıl mamografi çektirmeli


ve hekime muayene olmalıdır. Mamografi Ne Zaman Çektirilir?Mamografi


çekilirken meme, iki tabaka arasında birkaç saniye hafifçe


sıkıştırılır. Bu nedenle memelerin en az hassas olduğu zamanda


mamografi çekilmesi, özellikle memeleri hassas kadınlara


önerilmektedir. Adet bitimini takip eden hafta, memelerin


hassasiyetinin en az olduğu zamandır. Ayrıca adet bitimini takip eden


hafta, hormonal nedenlerle memelerin şişliği en alt düzeydedir ve bu


sırada daha iyi sonuçlar alınmaktadır. Bu sebeplerden dolayı herhangi


özel bir durum olmadıkça, mamografi çekiminin, adetin bitimini takip


eden haftada yapılması önerilmektedir. Mamografi Çektirmeye Giderken


Nelere Dikkat Etmeli?Mamografi çekilirken belden yukarısı çıplaktır. Bu


nedenle çekime gelirken iki parça elbise giyilmesi önerilir. Bu sayede


çekim sırasında belden üstü kolaylıkla çıkartılabilir. Filmi


etkileyebileceğinden, koltuk altlarına deodorant, talk pudrası, losyon


gibi şeyler sürülmemelidir.Memede Bir Kitle Tespit Edildiğinde Ne


Yapılmalı?Memede bir kitle tespit edilince bunun kanser mi, yoksa başka


bir hastalık mı olduğu araştırılmalıdır. Şunu önemle vurgulamak gerekir


ki, memede saptanan her kitle kanser değildir. Bu nedenle, memede


şüpheli bir kitle saptanınca, hemen korkup telaşlanmaya ve paniğe


kapılmaya gerek yoktur. Memede bir kitle saptandığında, bir hekime


başvurarak daha ileri tetkiklerin yapılması gereklidir.Meme Kanseri


Nasıl Tedavi Edilir?Son yıllarda meme kanseri tedavisinde oldukça


önemli gelişmeler olmuştur. Bir çok tedavi olanakları ortaya çıkmıştır.


Bu olanaklar, önemli ölçüde, hastalığın saptandığı safhaya göre


değişir. Hastalık ne kadar erken safhada saptanırsa tedavi olanağı ve


seçeneği o kadar fazla olmaktadır. Meme kanseri tedavisi, günümüzde,


uzmanlardan oluşan ekiplerce yapılmaktadır. Böyle bir ekip içinde


cerrah, onkolog, radyasyon onkoloğu, radyolog, patolog, psikolog,


plastik cerrah, fizyoterapist gibi, tıbbın değişik dallarından bir


araya gelmiş ve özellikle çalışma alanları meme kanseri üzerinde


yoğunlaşmış hekimler bulunur. Meme Ameliyatları Nelerdir?Günümüzde meme


kanserinin tedavisinde, cerrahi girişimin birkaç farklı uygulaması


vardır. Bu uygulamalar temel olarak, memenin alınmadan korunmasına


yönelik olanlar ve memenin tümünün çıkartılmasına yönelik olanlar


olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. Bunlara ek olarak da, alınan


memenin yerine, plastik cerrahi teknikler ile yeniden meme


rekonstrüksiyonu yapılması ameliyatları vardır Kemoterapi Nedir?Kanser


hücrelerini öldürücü ilaçlarla yapılan tedavidir. Bu ilaçlar ağızdan


veya damardan verildikten sonra tüm vücuda yayılır. Genellikle, aynı


anda birkaç ilaç birlikte verildiğinde daha etkili olduklarından,


değişik kombinasyonlar halinde verilirler. Kemoterapi, belirli bir süre


verilir ve sonra ara verilir. Bu aralarda hastanın kendisini


toparlaması sağlanır. Daha sonra tekrar bir süre ilaç verildikten sonra


ara verilir. Bazı olgularda lokal olarak yapılan cerrahi tedaviye ek


olarak, ilaç tedavisi de eklemek gerekebilir. Hastalarda cerrahi tedavi


sonrası yapılan tetkiklerde, herhangi bir bölgede kanser kalmamış olsa


bile, koruyucu önlem olarak bir süre ilaç tedavisi yapılabilir. Bu


tedaviye adjuan kemoterapi denir.Hormon Tedavisi Nedir?Bazı meme


kanseri hücreleri, içerdikleri hormon reseptörleri (algılayıcıları)


aracılığı ile dişilik hormonu olan östrojene duyarlı olabilir. Yani,


östrojen hormonu bu kanser hücrelerinin büyümelerine ve artmalarına


neden olabilir. Hormon tedavisinde amaç, bu şekilde östrojen reseptörü


içeren ve bu hormona duyarlı olan kanser tiplerinde, östrojen etkisinin


ortadan kaldırarak kanserin gelişmesinin önlenmesidir. Bu amaçla


günümüzde kullanılan ilaç, tamoxifendir. Tamoxifen tedavisi, genellikle


en az iki yıl ve en fazla beş yıl sürmektedir. Işın Tedavisi


(Radyoterapi) Nedir?Işın tedavisi, meme bölgesine ve koltuk altına


uygulanarak, cerrahi girişimden sonra kalma olasılığı olan kanser


hücrelerinin öldürülmesini sağlamak amacı ile yapılır. Bu tedavinin de,


diğer tedaviler gibi bazı yan etkileri vardır. Bu tedaviyi gören


kadınların çoğu halsizlikten yakınırlar. Memede şişme ve ağırlık hissi


ortaya çıkabilir. Bu yan etki yaklaşık bir yılda kendiliğinden


kaybolur. Tedavi edilen bölgedeki deri, güneş yanığı rengini alabilir.


Bu da yaklaşık bir yıl içinde azalır. Erkeklerde Meme Kanseri Görülür


Mü?Kadınlara kıyasla daha az görülmekle birlikte, erkeklerde de meme


kanseri görülebilir. Her 100 meme kanserinden birisi erkeklerde


görülür. 1993-1997 yılları arasında, erkeklerde görülen meme kanseri


oranı % 50 artış göstermiştir. Bu nedenle erkeklerin de bu konuda


duyarlı olmaları gereklidir. Dünyada Meme Kanseri Görülme Sıklığı


Nedir?Meme kanseri bir çok ülkede, kadınların en korkulu sağlık sorunu


olma özelliğini taşımaktadır. Günümüzde ABD' de, sekiz kadından birisi


meme kanserine yakalanmaktadır. Bu oran Avrupa ülkelerinde on kadında


birdir. Meme kanseri ile ilgili sayıları şu şekilde sıralayabiliriz;


1950-1970 yılları arasında ABD' de,


1milyon kadın meme kanseri nedeni ile hayatını kaybetti. Bu sayı


ABD'nin 2. Dünya savaşı, Kore ve Vietnam savaşlarında kaybettiği insan


sayısından fazladır. 1998 yılında Avrupa'da 1 milyon kadın, meme


kanserin nedeni ile tedavi görmektedir. 2000 yılında dünyada 1 milyon


kadına, yeni meme kanseri tanısı konacaktır. Dünyada her 11 dakikada 1


kadın, meme kanseri nedeni ile hayatını kaybediyor. Dünyada her 3


dakikada 1 kadına, yeni meme kanseri tanısı konuyor.Türkiye’de Meme


Kanseri Görülme Sıklığı Nedir?Türkiye' de sağlıklı bir istatistik


bulunmuyor. Gerek beslenme, gerekse iklim açısından, ülkemiz şartlarına


yakın sayabileceğimiz bir Akdeniz ülkesi olan İtalya istatistiklerini


ülkemize uyguladığımızda, Türkiye' de her yıl 30 bin kadın meme


kanserine yakalanmaktadır. Sayılar soyut kavramlar oldukları için fazla


bir anlam taşımayabilir. Fakat bir an durup düşünürsek, yakın


çevremizde, akraba ve dostlarımız arasında, bu sorun ile karşılaşmış


birkaç tanıdığımızı, mutlaka anımsayacağız. Sorunun hiç de sandığımız


kadar bizden uzak olmadığını, güç de olsa kabul etmeliyiz. Dünyada Meme


Kanseri Artış Gösteriyor Mu?Hastalığın diğer bir özelliği de, görülme


sıklığının artıyor olmasıdır. Kırk yıl önce 1960 yıllarında, ABD' de


yirmi kadından birisinde meme kanseri görülürken, günümüzde sekiz


kadından birisinde meme kanseri görülmektedir. Hastalığın gösterdiği bu


artış, tüm gelişmiş batı ülkelerinde izlenmektedir. Meme kanseri


görülme oranı artış göstermekle birlikte, teknolojik gelişme ve erken


tanı olanaklarının artmasına bağlı olarak, meme kanseri ölüm oranı aynı


kalmıştır, artmamıştır. Meme Kanserinden Ölüm Oranı Yükseliyor Mu?Batı


ülkelerinde sivil toplum örgütlerinin çalışmaları ve hükümetlerin


sağlık politikaları sonucu, meme kanseri ile ilgili toplum bilinci


oldukça yüksek seviyede gelişmiştir. Bunun sonucu erken tanı olanakları


yaygın olarak kullanıldığı için, meme kanserine bağlı ölüm oranı düşük


kalmaktadır.Türkiye' de ise, bu konudaki toplum bilinci yeterince


gelişmemiştir. Erken tanı olanakları yetersizdir. Bu olumsuzlukların


sonucu, Türk kadını meme kanseri konusunda çağdaş erken tanı


olanaklarından mahrum olduğu için, tanı çok geç konulmaktadır.


Hastaların büyük bir çoğunda, ilk tanı sırasında çok geç kalındığı


için,uygulanacak tedavi seçenekleri fazla olmamaktadır.Meme Kanseri


Toplu Taraması Nasıl Yapılır?Mamografi, memenin röntgen filminin


çekilerek, kanserin erken dönemde saptanmasına yardımcı olan bir


yöntemdir. Bu yöntem ile, toplumda belirli bir yaşın üstündeki tüm


kadınların meme filmi çekilerek, meme kanseri erken safhada yakalanmaya


çalışılır. Bu şekilde toplumda meme kanseri taramasının yapılabildiği


mamografiye, tarama mamografisi denir.Tarama mamografisi, dünyada en


yaygın kullanılan meme kanseri erken tanı yöntemidir. Amerikan Kanser


Enstitüsü, 40 yaş üzerindeki her kadının, yılda bir defa mamografi


çektirmesini ve uzman bir hekim tarafından muayene edilmesini


önermektedir. Türkiye'de gelişmiş teknolojik donanımlı mamografi


merkezlerinin sayısı sınırlıdır. Bu aygıtların kalibrasyonu düzenli


olarak yapılmamaktadır. Filmi çeken teknisyenlerin eğitim düzeyleri


yeterli değildir. Bu filmi okuyup değerlendiren bir radyoloji uzmanın


deneyimli olabilmesi için, yılda en az 8 bin mamografi filmini


değerlendiriyor olması gereklidir. Türkiye'de tüm bu özellikleri


taşıyan tanı merkezi sayısı oldukça azdır. Meme Kanseri Tedavisini Kim


Yapar?Meme kanserinin tedavisi, günümüzde multidisipliner bir yaklaşım


gerektirmektedir. Hastanın ilk ameliyatını yapan cerrah, ilaç


tedavisini uygulayan onkolog, ışın tedavisini uygulayan radyasyon


onkoloğu, teshisin konulmasında kilit rol alan patolog ve plastik


cerrah mutlaka bir ekip çalışması içinde birlikte hastayı ele almalı ve


hastanın tedavisini birlikte planlamalıdır. Bu hekimler meme kanseri


konusunda yeterince bilgili ve uzmanlaşmış olmalıdır. Alınan memenin


yerine, rekonstrüksiyon yapılarak hastaların bedensel kayıplarının en


aza indirilmesi, çağdaş meme kanseri tedavisinin ayrılmaz parçasıdır.


Bu nedenle plastik ve rekonstrüktif cerrahi, bu ekip içinde yerini


almalıdır. Ameliyat sonrası erken dönemde kol ve omuz hareketlerinin


kazanılmasında, geç dönemde kolun şişmesi şeklinde seyreden lenfödem


tedavisinin yapılmasında, fizik tedavi ve rehabilitasyonun önemi çok


büyüktür. Meme kanseri sadece hastayı değil, çevresindeki insanları da


psikolojik olarak önemli ölçüde etkileyen bir sosyal bir sorundur.


Böyle bir ekip içinde psikolojik desteği sağlayan psikoloğun bulunması,


mutlaka gereklidir. Hastaların hemen tümü büyük bir bilgi açlığı


içindedir. Özellikle beslenme konusunda kendileri yeterince


bilgilendirilmemektedir. Ekip içinde bulunan bir diyet ve beslenme


uzmanı, bu açığı kapatacaktır. Bu ekiplerin birlikte çalıştığı meme


poliklinikleri, gelişmiş ülkelerin çoğunda vardır. Yapılan bilimsel


araştırmalar, meme kanseri hastalarının, bu konuda uzmanlaşmış


kliniklerde tedavi görmeleri ile, çok daha başarılı sonuçların


alındığını göstermiştir.Meme Protezi Nedir?Meme ameliyatı olmuş ve


plastik rekonstrüksiyon yapılmamış kadınlar, beden görümlerini korumak


amacı ile protez meme kullanmaktadır. Batı ülkelerinde bu konuda


eğitimli protez hemşireleri, hastanın ölçülerini almakta ve uygun


protezin seçimine yardımcı olmaktadır. Bu hizmet, eğitim ve deneyim


gerektirmektedir. Ülkemizde bu protezlerin satışı, sıradan satış


elemanlarınca yapılmakta ve ülke alım gücünün çok üzerinde ücret


istenmektedir. Uygun bir organizasyonla, bu sorun çözülebilir ve ücret


üçte bire düşürülebilir. Bu sayede hizmet toplumun tüm kesimlerine


yayılabilir.










Bir Teşekkür Yeter




 
919 okuma | 0 Yorum | 1 Oy | Eklenme Tarihi: 04 Ağustos 2008 Pazartesi

Oy Vermek için Yıldızları Kullanın


Etiketler : » kadın meme sağlığı » Meme kanseri tanı takip ve tadavisi » meme kanseri » göğüs kanseri belirtileri » meme kanseri teşisi
Son Makaleler Tüm Makaleler
Eleştiri Yazıları
Youtube Yasakl...
Youtube Yasaklı siteye Giriş Aslında Bir Çok Site ...
249 Okuma
Bilinmeyenler Merak Edilenler
Çok konuşulan ...
seksi ve gizemli kadın Sharon Stone'u bir anda med...
713 Okuma
Güzel Sözler Mesajlar
Yılbaşı Mutlu ...
Mutlu Yıllar E Kartları window...
224 Okuma
Güzel Sözler Mesajlar
Yeni Yıl 2009 ...
2009 Yılının E Kartvizitleri Yeni Yıl Kartları ...
744 Okuma
Güzel Sözler Mesajlar
Yılbaşı Özel 2...
Yaşamın kaynağı .Sevgi ise sevgi bir tutku, tutku ...
206 Okuma
Güzel Sözler Mesajlar
Yeni Yıl 2009 ...
Her yeni yıl başka bir güzel.. 2009 yeni yılının s...
760 Okuma
 İçeriğe Ait Yorumlar
Bu İçeriğe Henüz Yorum Eklenmemiş